Posts

Showing posts from November, 2025

Nil'de Ölüm

Image
Kitabin başlangıcındaki karakter ve mekan kalabalığı  önce  insanin gözünü  korkutuyor. Majorka'dan , New York'tan ve Ingiltere'nin çeşitli yerlerinden pek çok karakter bize tanıtılıyor.  Hepsinin ünlü zengin ve güzel Linet'le öyle ya da böyle bir bağları var. Ve hemen hepsi Mısır seyahati planlıyor. İkinci kisim Mısır’da başlıyor . Aradan birkaç ay geçmiş olduğunu öğreniyoruz, bu surede ana karakterimiz Linet yakın arkadaşı Jacqueline'nin nişanlısını baştan çıkarıp onunla evlenmekle kalmamış, onların balayı planı olan Mısır’a yeni eşi ile balayına gelmiş .  Fakat Mısır'da onları daha önce gittikleri her yerde bekleyen tatsız sürpriz Jacqueline ile tekrar karşılaşıyorlar. Yeni evli çift çıkacakları Nil turu öncesi Jacqueline'i atlatmaya çalışsalar da başarılı olamıyor ve Nil üzerinde bir teknede beraber bir hafta geçirmek zorunda kalıyorlar.  Linet Nil Turu üzerinde oldukları bir sabah odasında ölü bulunuyor. Ve hemen ayni turda bulunan canımız dedektifimiz...

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç

Image
1910 yılında Halley Kuyruklu Yıldız'ının dünyaya yaklaşması üzerine çıkan spekülasyonlara, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bir çeşit cevabı olarak yazılmış roman. 1910 yılı belki de ilk kez, Halley'in gelişinin halk tarafından da bilindiği, gözlemlendiği yıl. "Çarpacak ", "kuyruğu ile zehirlecek" iddiaları bütün dünyayı sarmış durumdayken, Istanbul hanımları da bundan eksik kalmamış. Bu hanımlardan birinin okumuş, gazetelere yazılar yazan, ünlenmek isteyen oğlu Irfan, kuyruklu yıldız hakkında hanımları bilgilendirmek icin, bir konferans vermeye karar verir.  Irfan günümüz tabiri ile bir 'incel'dir. Kadınları elde edemediği için onlardan nefret eder. Yok öldürelim kafasına henüz gelmemiştir, fakat aşağılayabileceği hiçbir fırsatı kaçırmaz. Konferans verme sebebi, kadınlarla dalga geçip, onları korkutmak, içten içe  istediği de onlar tarafından beğenilmektir. Konferansın ertesinde bir genç kızdan bir mektup alır ve Irfan icin hayat değişir. Hüseyin Rahmi...

Ölüm Sessiz Geldi

Image
Hercule Poirot serisinin ilk kitabi.  Hercule Poirot karakterinin yaratıldığı kitap yani. Ilk okuduğumda sıralamaya dikkat etmediğim için pek çok ayrıntıyı  kaçırmıșım.   Poirot ilk haliyle, oldukça Sherlock Holmes'a benziyor. Koşuyor, zıplıyor, fiziksel ipuçları topluyor. Sonraki kitaplarda şahit olacağımız adama göre çok hareketli. Küçük gri hücrelerden elbette bahsediyor ama tam olarak yaklaşımı o değil.  Yine ilk kez karşılaştığımız Hastings, sonraki kitaplara göre daha zeki ve daha normal bir adam. Kitap yaşlı, zengin bir kadının zehirlenmesi ile başlıyor.  Kadın çok sempatik sayılmaz ve ölümünden faydalanacak bir çok kişi var. Agatha Christie'nin çok sevdiği olay örgüsündeki değişiklik tekniği sadece bir değil, bir çok kez ve çok ustaca kullanılmış. Birkaç sayfada bir katil tahminimiz değişiyor.  Kitap herhangi bir dedektif romanı gibi başlıyor. Fakat sonrasında bize unutulmaz Hercule Poirot karakterini ve bir tür olarak "Psikolojik Polisiye"yi y...

Dersimiz Cinayet

Image
Hercule Poirot serisinin bu ikinci kitabında, Christie'nin  bu seriye bir Sherlock eleştirisi olarak başladığı net olarak belli oluyor.  İpucu arayan dedektiflerle dalga gecme konusu serinin daha sonraki  kitaplarında da geciyor elbette, ama asla bu kadar sık degil.  Bir Sherlock parodisi olarak Giraud karakterimiz var. Terbiyesiz, cesur, sürekli maddi ipucu arıyor.  İpucu  ararken kullandığı bazı yöntemler Sherlock Holmes kitaplarından sahnelerle birebir uyuşuyor. Giraud sevimsiz bir karakter, evet, biz de sevmedik, evet, fakat bunun, uzun uzun gözümüze sokulması bir noktadan sonra sıkıcı oluyor. Christie bize bir Sherlock Holmes- Dr Watson benzerliği yaratmaya çalışmış. Poirot ve "ev arkadaşı", dedektif kadar düzenli beyni olmayan Hastings. Fakat Hastings o kadar sıkıcı ve aptal bir karakter olmuş ki, arada bahsedilen cesaretini de anlayamıyoruz. Keşke kitabı onun dilinden degil de, bağımsız  bir üçüncü gözden okusaydık demeden edemiyoruz. Hasti...