Alice Harikalar Diyarında
Çocukluğumdan kısa versiyonunu, yetişkinliğimde uzun versiyonunu okumuşken "tamam eğlenceli kitap, yaratıcı falan da bu kadar abartılmaya deger mi" diye düşünmüştüm. Yazarın Oxford'da bir akademisyen, Alice'in ise gercek bir çocuk ve Levis Caroll'un bir aile dostunun kızı oldugunu, ikisinin Oxford bahçelerinde oluşan dostlukları üzerine yazıldığını öğrendikten sonra bir kez daha okudum.
Üzerine çok yazılmış, çok konuşulmuş bir kitap hakkında, diğer eleştirilerin çoğunu okumadan tamamen kendi görüşlerim bunlar.
Bütün o harikalar diyarı, tüm saçmalıkları ile bir çocuğun gözünden yetişkin hayatının nasıl göründüğünü anlatıyor. Henüz soyut düşüncesi gelişmemiş bir çocuğa hayattan bahsettiğimizde, çocuğun duydugu pek çok şey ona saçma geliyor. Kurallar, gelenekler, bunların kökenleri genellikle çocukların anlam ve mantık dünyalarına çok yabancı. Sürekli geç kalan tavsan(ise yetişmeye çalışan ebeveynleri), emirler yağdıran kraliçe(öğretmenler) çocuk zihninde absürd varlıklar.
Yazıldığı dönemde, roman bile saygı uyandırmayan bir tür iken, çocuk kitabı olarak adlandırılması normal, fakat günümüzde bir cocuk icin sadece eğlenceli iken yetişkinlere çocuk olmayı hatırlatacak bir kitap.

Comments
Post a Comment