Cumartesi


Roman bir sinir cerrahinin bir cumartesi gününü anlatıyor . Sabaha karşı 3'te cerrahin uyanması ile başlayan roman, pazar sabaha karşı bitiyor. Tabii ki herhangi bir cumartesi günü değil o gün. Londra'da gelmiş geçmiş en büyük protesto olan Irak savaşına karşı protestonun olduğu cumartesi günü. Gün sadece toplumsal açıdan degil cerrah acısından tarihi bir gün olarak noktalanıyor.

Cerrah  gün boyu bir taraftan yaşlanıyor muyum diye düşünüp kendi hayatini inceliyor, bir taraftan günlük etkinliklerine devam ediyor. Hayata dair her detaya incelikle dokunan roman, tek bir kişinin düşünce akışı içinde hem herhangi bir günümüzü hem de hayatimizin tamamini her sayfada düşündürüyor. Tam "ben de böyle bireysel bir adamım napalım" derken, kazın ayağının öyle olmadığını her aksiyonumuzun hem kendi çevremiz için hem de başkaları için reaksiyonları olduğunu görüyor.  

Kitabın beni yoran kısmı çok uzun cerrahi açıklamalar, ameliyatın her detayının sayfalarca anlatılması oldu. Ian McEwan bu kısımları yazmak icin bir cerrahla vakit geçirip tam olarak doğrusunu yazmak istemiş ama gerekli miydi, hikayeye katkısı olmuş mu ben pek emin olamadım.      

Cerrahın düşünce akışı günümüzde apolitiklik ne kadar mümkün? Sadece kendi hayatımızı yaşayıp, başkalarını yok sayabilir miyiz? Bizden uzaktaki savaş iyi midir? Iyi savaş var midir ? gibi sorular üzerinden geçerken hem toplumsal hem bireysel olarak ben kimim?, kendi hayatimin neresindeyim? toplumdaki yerim nedir? topluma karşı sorumluluğum nedir? diye okura kendini sorgulatmayı başarıyor. 


Comments

Popular posts from this blog

Nil'de Ölüm

Dersimiz Cinayet

Ölüm Sessiz Geldi