Ölmüş Bir Kadinin Evrak-i Metrukesi
Gecen yüzyılın başında geçen mutsuz hatta ölümle biten bir aşk hikayesi. Fikret'in evli bir erkeğe duyduğu aşkı ve bu aşkın onu ölüme sürüklemesini çoğunlukla Fikret'in günlüğünden biraz da kuzenin ağzından okuyoruz.
Vicdaninin sesini dinleyen Fikret hemen adamdan uzaklaşıyor fakat bu durumda da dönemin kadına baskısından kurtulamıyor. Zengin çevrede, şımartılarak büyümüş olsa da kendisine sorulamdan 30 yaş büyük bir adamla evlendiriliyor.
Sonrası dramalarda sık gördüğümüz tesadüfler ve konuşamamalar şeklinde devam ediyor. Fikret bir konuşsa hiçbir sıkıntı kalmayacak dediğimiz pek çok olay Fikret ağzını açmadan kapanıyor.
Beni en çok rahatsız eden kısmı hiçbir yanlış yapmayan Fikret'e pek çok suç yüklenip, başlangıcta dahi evli olan, yanlış yapmasına sadece Fikret engel olan, bencil ve sorumsuz Nejat'a hiç kimsenin Fikret'in dahi suç bulmaması.
Tabii ki bir edebi şaheser degil ve pek çok klişe içeriyor, fakat çok içtenlikle yazılmış, kendini merakla okutan bir roman yine de. Bir bakayım diyerek elime aldım, bıraktığımda 50 sayfa okumuştum. Su gibi akıyor.

Comments
Post a Comment