Bu sayfada farklı türlerdeki kitaplar için detaylı incelemeler, objektif ve feminist yorumlar ve okuma önerileri bulabilirsiniz. Amacım, her okuyucuya kendi zevkine uygun kitapları keşfetmesinde yardımcı olmak.
Kitabin başlangıcındaki karakter ve mekan kalabalığı önce insanin gözünü korkutuyor. Majorka'dan , New York'tan ve Ingiltere'nin çeşitli yerlerinden pek çok karakter bize tanıtılıyor. Hepsinin ünlü zengin ve güzel Linet'le öyle ya da böyle bir bağları var. Ve hemen hepsi Mısır seyahati planlıyor. İkinci kisim Mısır’da başlıyor . Aradan birkaç ay geçmiş olduğunu öğreniyoruz, bu surede ana karakterimiz Linet yakın arkadaşı Jacqueline'nin nişanlısını baştan çıkarıp onunla evlenmekle kalmamış, onların balayı planı olan Mısır’a yeni eşi ile balayına gelmiş . Fakat Mısır'da onları daha önce gittikleri her yerde bekleyen tatsız sürpriz Jacqueline ile tekrar karşılaşıyorlar. Yeni evli çift çıkacakları Nil turu öncesi Jacqueline'i atlatmaya çalışsalar da başarılı olamıyor ve Nil üzerinde bir teknede beraber bir hafta geçirmek zorunda kalıyorlar. Linet Nil Turu üzerinde oldukları bir sabah odasında ölü bulunuyor. Ve hemen ayni turda bulunan canımız dedektifimiz...
Hercule Poirot serisinin bu ikinci kitabında, Christie'nin bu seriye bir Sherlock eleştirisi olarak başladığı net olarak belli oluyor. İpucu arayan dedektiflerle dalga gecme konusu serinin daha sonraki kitaplarında da geciyor elbette, ama asla bu kadar sık degil. Bir Sherlock parodisi olarak Giraud karakterimiz var. Terbiyesiz, cesur, sürekli maddi ipucu arıyor. İpucu ararken kullandığı bazı yöntemler Sherlock Holmes kitaplarından sahnelerle birebir uyuşuyor. Giraud sevimsiz bir karakter, evet, biz de sevmedik, evet, fakat bunun, uzun uzun gözümüze sokulması bir noktadan sonra sıkıcı oluyor. Christie bize bir Sherlock Holmes- Dr Watson benzerliği yaratmaya çalışmış. Poirot ve "ev arkadaşı", dedektif kadar düzenli beyni olmayan Hastings. Fakat Hastings o kadar sıkıcı ve aptal bir karakter olmuş ki, arada bahsedilen cesaretini de anlayamıyoruz. Keşke kitabı onun dilinden degil de, bağımsız bir üçüncü gözden okusaydık demeden edemiyoruz. Hasti...
Hercule Poirot serisinin ilk kitabi. Hercule Poirot karakterinin yaratıldığı kitap yani. Ilk okuduğumda sıralamaya dikkat etmediğim için pek çok ayrıntıyı kaçırmıșım. Poirot ilk haliyle, oldukça Sherlock Holmes'a benziyor. Koşuyor, zıplıyor, fiziksel ipuçları topluyor. Sonraki kitaplarda şahit olacağımız adama göre çok hareketli. Küçük gri hücrelerden elbette bahsediyor ama tam olarak yaklaşımı o değil. Yine ilk kez karşılaştığımız Hastings, sonraki kitaplara göre daha zeki ve daha normal bir adam. Kitap yaşlı, zengin bir kadının zehirlenmesi ile başlıyor. Kadın çok sempatik sayılmaz ve ölümünden faydalanacak bir çok kişi var. Agatha Christie'nin çok sevdiği olay örgüsündeki değişiklik tekniği sadece bir değil, bir çok kez ve çok ustaca kullanılmış. Birkaç sayfada bir katil tahminimiz değişiyor. Kitap herhangi bir dedektif romanı gibi başlıyor. Fakat sonrasında bize unutulmaz Hercule Poirot karakterini ve bir tür olarak "Psikolojik Polisiye"yi y...
Comments
Post a Comment