Sessizliğe Hayranlık
Bir göçmen gözüyle okuduğum göç hikayesi. Her göçmenin hikayesinin biricik olduğuna inanan biri olarak, yine de İngiltere'ye göçen bir Zanzibarlı'nın öyküsünde kendi hikayemle benzerlikler arayarak okudum. İngiltere'ye göçmüş olmak dışında bir bağ bulamadım.
Göç etmenin binlerce farklı sebebi, her göçmenin yeni geldiği ülkeye uyum için yüzlerce farklı hareket var ama isimsiz karakterimiz en zoru seçiyor. Kopabildiği ilk anda eski hayatı ile ilgili her şeyden kaçıyor. Kendini yeni baştan var etme adına köklerinden kopması da yetmiyor, geçmişle oynuyor, onu her istediğinde yeniden kuruyor. Yeni girdiği İngiliz ailesi ile sorun yaşamamak temel hedefi. Zaten yok ettiği kimliği onların talep ve meraklarına göre tekrar tekrar değişiyor ve zamanla yok oluyor.
Kitabı sadece göç hikayesi diye tanıtmak çok eksik olmuş. Benlik duygusunu ve hayatta neredeyimi her sayfada sorgulatan bir orta yaş bunalımı kitabı demek mümkün, sömürge ülkelerinin bağımsızlık hikayesi demek mümkün, aileyi ve kan bağını sorgulayan bir kitap demek mümkün... Fakat yazar Zanzibarlı bir göçmen olunca oradan pazarlamasını yapmak kolay gelmiş belli ki.

Comments
Post a Comment